aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Temmuz 2014 Cuma

Aşk Nedir?

Aşk Nedir? Nedir bu baş belası aşk?

Aşk başka bir varlığa karşı oluşan yoğun duygu halidir. Mantığın çerçevesinden kopan bir olaydır aşk. Beyniniz düşünemez olur. "Karar verme" kavramını unutmaya başlarsınız. Çünkü artık karar vermek sizin elinizde değildir. Hastalık olmaya başlar zamanla. Yakanıza yapışan bir illet haline dönüşür. Bıkarsınız. Yorulursunuz. Vazgeçmek istersiniz. Ama bunun gerçekleşmesi kesinlikle çok zordur.

Evet bir hastalık olarak nitelendiriyorum aşkı. Mantığın dışına taşan, insanı kendine zarar vermesine sevk eden bir kavram "hastalık" olarak nitelendirilir bence. Aşık olmak, başka bir varlığa bağımlı yaşamak akıllı işi değildir asla. Bağımlılıktır aşk. "Onsuz yaşayamam." gibi bir cümle sarf ettirir insana.

Sırtınızı yaslayın koltuğunuza ve derin bir nefes alın. Oksijeni en minik parçanıza kadar hissedin. Evet, şimdi bir düşünün. Aynı dünyada yaşayıp, aynı oksijeni soluduğunuz bir kişiye nasıl bağımlı olabilirsiniz? Onsuz nasıl yaşayamazsınız? Bu mümkün mü? Elbet ki değil. Tamamen bir hastalık halidir bu. İnsan, sağlıklı bir beyin yapısına sahip olmadığında sevgiyi bile aşk gibi bir şeye dönüştürür.

Peki ya ne yapmalıyız? Yalan mıdır aşk? Yani aşk yok mu diyorsun yazar bey? Kesinlikle hayır. Aşk vardır elbet. O klasik aşk yalan, inanmam triplerinde değilim. Sadece yapmamız gereken, aşkı da tadında yaşamaktır. Sevmek sevilmek muhteşem şeyler. Ama her şeyi mantık çerçevesinde değerlendirerek yaşamalıyız. Mutlu olmak, sağlıklı bir zihne sahip olmak istiyorsanız, her şeyi tadında yaşayın. Bağımlı olmayın. Bağımlılık zarar verir. Bağımlılık insanı mahveder. Şayet bir aşka kapıldıysanız ve mantık çerçevesine dönmeniz imkansız gibi geliyorsa, lütfen çok geç olmadan doktorlara başvurun. Unutmayın onlar kesinlikle deli doktoru değiller. Günümüz insanlarının neredeyse %90'ı sağlıksız bir zihin yapısına sahipler. Artık bu hastalıklar, psikolojik durumlar grip gibidir. Nasıl grip olunca doktora gidip "Her yanım sızlıyor, ölüyorum doktor bir çare..." diyebiliyorsanız, bu durumlarda da diyebilmelisiniz. Herkese sağlıklı bir zihin dünyası diliyorum.

Duygusal birisinden aşkı dinlediniz. Teşekkürler...

Aşk insana neler yazdırıyor isimli bir diğer konumuz

Aşk insana kimi zamanda umut dolu şeyler yazdırabiliyor. Diğer yazılarımda da belirttiğim gibi, sağlıksız bir zihine sahiptir aşık kişi. Kimi zaman mutlu, kimi zaman mutsuz. Umut ile hayal kırıklıkları arasında kaybolur insan. İşte umudun doruklara ulaştığı bir anda kalemimden çıkmış bir kaç cümle aşağıda.

" Yorgunluk, bitkinlik çökmüştür üstüne. Ayakların pes etmiştir artık. Kalem tutamaz ellerin, açılmaya çekinir göz kapakların. Korkar gün ışığından. Alışmıştır karanlığa. İyi hissetmek gelmez içinden. Kap karanlıklardaki kayboluşunda bulmak istemezsin kendini. Fakat, bir kez dokunur kalbine gülümseyişi. Dikilir karşında en içten sıfatlarda. Bütün karanlıkların ulaşır aydınlığa. Huzur çöker üzerine bu kez. O kadar ısıtır ki içini o gülüş, bir yaz sabahı gözlerini günün ilk ışıklarına açmışcasına... "

Duygular arası yollarda kaybolmak istemiyorsan, hayal kırıklıkları ile dolu bir duygu dünyası istemiyorsan, önce kendini düşün. Önce kendi mutluluğun için yaşa. Mantıklı düşün, ve mutlu ol!

Aşk insanlara neler yazdırıyor konulu yazımız

Bir kaç yazı öncesinde "Aşk"dan bahsetmiştik. İşte bahsettiğimiz duruma maruz kalan birisiyim. Ve bu durumun ruh halimdeki rüzgarları işte bu yazıya da sebep olmuş. Aşağıda, eski zamanlarda "aşk" denilen illete bulaşmamın ardından kağıda dökülen bir kaç cümleyi okuyacaksınız.

" Bunca karmaşanın arasında kalan hislerim, kaldıramıyor o muhteşem gözlerindeki birkaç sitemli bakışı. Değer veriyorum her sözüne. Anlam yüklüyorum her gülümseyişine. Bir o kadarda hayra yoramıyorum manasız bakışlarını. Bıkmıyorum sebep aramaktan. Bıkmıyorum neden böyle dedi, neden öyle baktı cümlelerini kurmaktan. Manasız bakma bana Zeynebim. Karşımdayken, gülümseyişlerini eksik etme sıfatından. En yakınındayken uzakmışsın gibi zaten. Bir de yorma beni, kovalatma gülümseyişlerini. Onları görebileceğim yerlerde tut hep. Kalmadı artık halim. Koşamam peşlerinden. Bitkin bedenim, yoğun hislerim pes etmiyor bir türlü. Vazgeçmiyor seni sevmekten. Güzel saçlarının arasından attığın her bakış, en derinime dokunuyor. Kurma bana öyle sitemli cümleler. Bakma bana öyle. Nerede o eşsiz gülümseyişin? Gizleme onu benden. İncitme canımı cümlelerinle. Biliyorum. Yine ben abartıyorum tüm bunları. Ama ne yapayım Zeynebim? Çok korkuyorum yokluğunda kaybolmaktan. Korkuyorum yarım kalan gidişine devam etmenden. Kokunu bir daha hissedememekten korkuyorum. Biraz haklıyım sanki. Tüm bu abartışlarımda mı gizli aşkım? Yoksa korkularım mı gizleniyor onların ardında? Bunu da hissetmek istediğin gibi gör Zeynebim. Seni betimleyecek kelimeler ararken, güzelliğinle karşılaşıyor hayallerim Ve manasız bir sırıtış kaplıyor yüzümü. Bunu kim anlatabilir ki diyorum içimden. Kimse benim gibi sevemez seni. Kimse benim gibi hissedemez bütünüyle her şeyini. Yok sayma bunu. Bilmemezlikten gelme. Sadece gül karşımda. Sesini duyayım, kokunu hissedeyim, güzelliğine her an yeniden şahit olayım. Bana yeter bunlar. Gelmesen de, tüm bunlarda görürüm ben gelişlerin en güzelini. Dur sen orada. Yarım kalan yolunda. Gitme daha fazla. Bak oradan derin derin. "

Evet dostlar. Yazıyı eskiden okur hüzünlenirdim. Ardından bir müzik açar kendime zarar vermenin tadına varırdım. Şimdi ise "mantık" çerçevesinde yaşıyorum ve çok mutluyum. Şarkılar bile artık daha mutlu. Aşka kapıldıysanız ve kurtulamıyorsanız, doktor desteği alın, bir kıza değilde bir ilaca bağımlı olmayı tercih edin ve mutlu olun!

Duygusal birisinden yine aşk saçmalıkları dinlediniz. Teşekkürler...

10 Temmuz 2014 Perşembe

Duygusal birisi işte burada!

Herkese Merhabalar. Duygusal Birisi bloğumuz yayın hayatına başlıyor. Duygular, duygu dünyamız, duygusallık, aşk, platonik aşk, ayrılık, özlem gibi konular hakkında duygusal birisinden yazılar okumaya hazır olun. İyi okumalar!